
İşitme kaybıyla öğrenme
Ömrümüz boyunca öğreniriz. Doğduğumuz andan itibaren anne-babamızı, akrabalarımızı ve arkadaşlarımızı gözlemleyerek ve taklit ederek öğreniriz. Sonrasında okula gittiğimizde, işe girdiğimizde ve aktif yaşamımızı sürdürdüğümüzde de öğrenmeye devam ederiz. İşitme kaybı olan çocuklar diğer çocuklar gibi eksiksiz ve üretken olarak yaşamlarını sürdürebilme yeteneğine sahiptir. Tek fark öğrenme sırasında ek yardıma ihtiyaç duymalarıdır. Her türlü bilgiyi alabildiklerinden duyan çocuklar her zaman öğrenirler. Fakat işitme kaybı olan bir çocuğa her şeyin teker-teker dikkatli biçimde anlatılması gerekmektedir. Bu o gün için yapmayı planladığınız şeyler olabilir, alışverişe gideceğiniz yer olabilir, alacak olduğunuz şeyler olabilir yada kimi ziyaret edeceğiniz olabilir. Bu gibi durumları anlatmak için zaman ayırarak çocuğunuzun nelerin olup bittiğini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Ayrıca, işitme kaybı olan çocuklar yeni kelimeler ve kavramlar öğrenirken ekstra yardıma ihtiyaç duyabilirler. İşitme kaybı olan çocuklara nesneleri öğretmek daha kolay olabilir ancak daha soyut kavramların öğretilmesi yanlış anlaşılmaya ve karışıklığa neden olabilir. İşitme kaybı olan çocuklar dildeki ince nüansları duyamadıkları için bazen durumu düz kalıp olarak yada aşırı genel olarak ele alabilirler. Zaman gibi kavramları anlamak çok zor olabilir bu nedenle saniye, dakika, saat, gün, hafta, ay ve yılları anlatmak için farklı yöntemler bulmak zorundasınız. Dilin yanlış anlaşılmasına bir örnek olarak çocuğun annesine sorduğu “Kaç tane örümceğin gözleri var” sorusunu ele alabiliriz. Burada aslında çocuğun sormak istediği soru “Örümceklerin kaç tane gözleri vardır?” sorusudur. Bu gibi bir durumda ne anlatmayı çalıştığınızı göstermek için çizimler yapın yada resimler gösterin. Sizin söylediklerinizi her zaman anlıyor görünmese de her zaman çocuğunuzla konuşun. Onun konuşma dilini geliştirmeye teşvik etmenin tek yolu iyi bir örnek teşkil ederek kendinizin konuşmasıdır. Yüz ifadelerinizin ve vücut dilinizin de çok ilginç bir hikaye anlattığını unutmayınız. Çocuğunuz başka insanlarla konuştuğu zaman tercüman rolü oynamayın yada onun adına cevap vermeyin. Bir şeyi anlatırken her zaman mümkün olduğu kadar kısa ve açık cümleler kurmaya gayret edin.